Genel / Kültür-Sanat / Mekanlar / Seyahat / Travel / Yaşam / Yemek

KONYA

Yazıyı Paylaşın

Gezmek için nereye gitmeliyim diye düşünürken, yakın illerden olan Konya’ya gitmeye karar verdim ve Isparta’dan çıktık yola… Eğirdir yolundan gittik ve yemyeşil doğa harikası eşliğinde yolumuza devam ettik. Gündüz çıktığımız için çok keyifli oldu. Doğanın harika yeşil tonları bize eşlik etti, mis gibi havayı içimize çeke çeke yola devam ettik.Yol kenarlarında köylü teyzeler dalından meyve ve sebzeler satıyorlar, almanızı tavsiye ederim .Dalından kopartılıp taze taze bizimle buluşan meyveler harikaydı…Keyifli bir yolculuktan sonra Konya’ya vardık ve ben şok 🙂 Çünkü Konya beklentilerimin çok üzerinde bir yerdi.İlk girişte yükselen binaları ve yapıları çok dikkatimi çekti…Görselliğe çok önem verilerek inşaa edilen yapılar beğenimi aldı.Konya o kadar büyük bir yer ki neresine gitsek diye düşünmeye başladık ve Alaaddin caddesine gitmeye karar verdik.1867 yıllarına ait Aziziye camisi görülmeye değer bir yapı ve etrafında alışveriş yapabileceğiniz dükkanlar mevcut.Hareketli bir yer…Bu caddede keyifli vakit geçirebilir ve alışveriş yapabilirsiniz.Fakat insanların bakışlarından biraz rahatsız olabilirsiniz.Tek rahatsız olduğum konu bu oldu .Konya biraz muhafazakar bir yer ve erkek nüfusu kızlardan fazla gibi geldi.sokaklarda bayanlardan çok erkekler var ve gördüğüm kadarıyala çok açık giyinen kızlar yok bu da sanırım muhafazakar olduklarından kaynaklanıyor. Bir diğer durağımız mevlana cami ve müzesi oldu.Burası bana inanılmaz bir huzur verdi.Bedenimde bir hafiflik, düşüncelerimde ise bir farklılık hissettirdi.Müzeyi gezdikten sonra ilk söylemim; Ne kadar sade yaşamışlar gösterişten tamamen uzak…kendilerini sadece ilime, bilime ve öğrenmeye adamış bir nesil yaşamış… kendime şu soruyu sordum; Sen ne yapıyorsun ve ne yapacaksın?Bu adamlar hayatlarını öğrenmeye adamış ve tarihimize büyük katkıları olmuş.Böyle biri olmayı, tarihte bir iz bırakmayı kim istemez ki…Daha çok okumalı ve daha iyi şeyler yapmalıyım, hırstan, kinden ve kötülükten tamamen uzak kalmalıyım ve iç huzuru bulmalıyım.Bana bunları anlatan maneviyatı sizlerde görün ve sizlerde yaşayın.Burdan çıkaracağım ders ise şu oldu; sade ,huzurlu ve sağlıklı bir yaşam her şeyden önemli.

biraz yorucu bir günün sonunda akşam yemeği yemenin vakti geldi ve yemek yerleri aramaya koyulduk. Somatçı Fihi Ma Fi de yemeye karar verdik.Adının anlamı ise ; Somat sofra ,Somatçı ise sofrayı kurup kaldıran kişiye denir.Bu restauranta Selçuklu dönemine ait yemekler servis ediliyor.Çocuklarınız için bademli köfte en iyi tercih olacaktır.Çünkü çocuklar tarafından çok beğeniliyor ve afiyetle yeniliyormuş.menülerde bulunan bütün yemekler inanılmaz leziz.Tamamen Selçuklu döneminde ne kullanılıyorsa o ürünlerden yemekleri yapıyorlar. Örneğin; o dönemde domates olmadığı için domates kullanmamaları ,şeker yerine tatlıya pekmez koymaları vs. Yemekler yenildi ve eğlence için Konya Lunaparkına gittik ve eğlencenin dibine vurduk.Lunaparkları çok iyi ve oldukça büyük bir bölgeye yayılmış durumda.Ertesi gün ise Konya Bilim merkezine gitmeye karar verdik ve iyi ki de gitmişiz dediğim bir yer oldu.Çocuğunuz var ise mutlaka sinemaya giriniz ve kendinizi gösterinin içerisinde bulun.Kubbe şeklinde dizayn edilen sinema sizi içine alıp başka bir dünyaya götürecek.Bilim merkezinde vücudumuzu tanıyalım, hayvanları tanıyalım genlerin anatomisi, iklim odaları, robotlar, fosiller gibi birçok bilgilendirici alan bulunmakta.Çocuklarınız için inanılmaz keyifli ve bilgilendirici olacaktır.

Gelelim gezmek için gittiğimiz meram bağlarına…Meram bağları bir cennet adeta.Yemyeşil doğası ,bol oksijeniyle ve ortasında akan meram deresiyle sizi sizden alacak bir yer .Ben açıkcası çok beğendim.Meramda bir çok restaurant bulunmakta ama biz tercihimizi dere kenarındaki kafeden yana kullandık.Gözlemeleri oldukça yağlı ama lezizdi.Daha sonra Alaaddin caddesine geri dönüp meşhur tirit yemeğini yemeye karar verdik.Şifa restaurantta yediğimiz kuşbaşı tirit inanılmaz lezzetliydi şiddetle tavsiye ederim.

Konya’nın meşhur yemekleri; Tirit, etli ekmek, bamya çorbası, arabaşı çorbası mevlana böreği, höşmerim tatlısı, papara, sacarası, fırın kebabı, cebiç, su böreği

Konya hakkındaki görüşlerime gelince; Kesinlikle gidilmesi gereken bir yer, yemyeşil doğası ve çok sayıda olan mesire alanları, şahane yapıları, tarihi evleri, camileri, lunaparkları ve insana huzur veren o manevi havasını almanızı tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Popüler Yazılar

Daha Fazla Konu İçin
ABONE OLUN

Posta listemize abone olun ve e-posta gelen kutunuza ilginç şeyler ve güncellemeler alın.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti.